Bize Ulaşın
eyJpZCI6IjExIiwibGFiZWwiOiJpbGV0aXNpbWZvcm0iLCJhY3RpdmUiOiIxIiwib3JpZ2luYWxfaWQiOiI3IiwidW5pcXVlX2lkIjoiYmpsMTdhIiwicGFyYW1zIjp7InRwbCI6eyJ3aWR0aCI6IjEwMCIsIndpZHRoX21lYXN1cmUiOiIlIiwiYmdfdHlwZV8wIjoiY29sb3IiLCJiZ19pbWdfMCI6IiIsImJnX2NvbG9yXzAiOiIjZmZmZmZmIiwiYmdfdHlwZV8xIjoiY29sb3IiLCJiZ19pbWdfMSI6IiIsImJnX2NvbG9yXzEiOiIjNDk0OTQ5IiwiYmdfdHlwZV8yIjoiY29sb3IiLCJiZ19pbWdfMiI6IiIsImJnX2NvbG9yXzIiOiIjOWI5YjliIiwiYmdfdHlwZV8zIjoibm9uZSIsImJnX2ltZ18zIjoiaHR0cDpcL1wvd3d3Lm1hcmF0b255dXptZS5jb21cL3dwLWNvbnRlbnRcL3VwbG9hZHNcLzIwMTZcLzEwXC9tYXJhdG9ueXV6bWVfbWVzYWouanBlZyIsImJnX2NvbG9yXzMiOiIjMDMwYjE2IiwiZmllbGRfZXJyb3JfaW52YWxpZCI6IiIsImZvcm1fc2VudF9tc2ciOiJNZXNhalx1MDEzMW5cdTAxMzF6IGlsZXRpbG1pXHUwMTVmdGlyLiIsInJlZGlyZWN0X29uX3N1Ym1pdCI6Imh0dHA6XC9cL21hcmF0b255dXptZS5jb20iLCJ0ZXN0X2VtYWlsIjoiIiwiZmllbGRfd3JhcHBlciI6IjxkaXYgW2ZpZWxkX3NoZWxsX2NsYXNzZXNdIFtmaWVsZF9zaGVsbF9zdHlsZXNdPltmaWVsZF08XC9kaXY+In0sImZpZWxkcyI6W3sibGFiZWwiOiJLb251IHNlXHUwMGU3aW46IiwicGxhY2Vob2xkZXIiOiIiLCJodG1sIjoic2VsZWN0Ym94IiwidmFsdWUiOiJTZVx1MDBlN2luaXouLi4iLCJtYW5kYXRvcnkiOiIxIiwibmFtZSI6ImtvbnUiLCJic19jbGFzc19pZCI6IjEyIiwiZGlzcGxheSI6InJvdyIsIm1pbl9zaXplIjoiIiwibWF4X3NpemUiOiIiLCJhZGRfY2xhc3NlcyI6IiIsImFkZF9zdHlsZXMiOiIiLCJhZGRfYXR0ciI6IiIsInZuX29ubHlfbnVtYmVyIjoiMCIsInZuX29ubHlfbGV0dGVycyI6IjAiLCJ2bl9wYXR0ZXJuIjoiIiwidmFsdWVfcHJlc2V0IjoiIiwiZGVmX2NoZWNrZWQiOiIwIiwib3B0aW9ucyI6W3sibmFtZSI6InRhbGVwIiwibGFiZWwiOiJUYWxlcCJ9LHsibmFtZSI6InNvcnUiLCJsYWJlbCI6IlNvcnUifSx7Im5hbWUiOiJcdTAwZjZuZXJpIiwibGFiZWwiOiJcdTAwZDZuZXJpIn0seyJuYW1lIjoiZGlnZXIiLCJsYWJlbCI6IkRpXHUwMTFmZXIifV19LHsibGFiZWwiOiIiLCJwbGFjZWhvbGRlciI6IkFkXHUwMTMxblx1MDEzMXogU295YWRcdTAxMzFuXHUwMTMxeiIsImh0bWwiOiJ0ZXh0IiwidmFsdWUiOiIiLCJtYW5kYXRvcnkiOiIxIiwibmFtZSI6ImZpcnN0X25hbWUiLCJic19jbGFzc19pZCI6IjEyIiwiZGlzcGxheSI6IiIsIm1pbl9zaXplIjoiNSIsIm1heF9zaXplIjoiMTAwIiwiYWRkX2NsYXNzZXMiOiIiLCJhZGRfc3R5bGVzIjoiIiwiYWRkX2F0dHIiOiIiLCJ2bl9vbmx5X251bWJlciI6IjAiLCJ2bl9vbmx5X2xldHRlcnMiOiIwIiwidm5fcGF0dGVybiI6IjAiLCJ2YWx1ZV9wcmVzZXQiOiIiLCJkZWZfY2hlY2tlZCI6IjAifSx7ImxhYmVsIjoiIiwicGxhY2Vob2xkZXIiOiJFbWFpbCBBZHJlc2luaXoiLCJodG1sIjoiZW1haWwiLCJ2YWx1ZSI6IiIsIm1hbmRhdG9yeSI6IjEiLCJuYW1lIjoiZW1haWwiLCJic19jbGFzc19pZCI6IjEyIiwiZGlzcGxheSI6InJvdyIsIm1pbl9zaXplIjoiNSIsIm1heF9zaXplIjoiMTAwIiwiYWRkX2NsYXNzZXMiOiIiLCJhZGRfc3R5bGVzIjoiIiwiYWRkX2F0dHIiOiIiLCJ2bl9vbmx5X251bWJlciI6IjAiLCJ2bl9vbmx5X2xldHRlcnMiOiIwIiwidm5fcGF0dGVybiI6IjAiLCJ2YWx1ZV9wcmVzZXQiOiIiLCJkZWZfY2hlY2tlZCI6IjAifSx7ImxhYmVsIjoiIiwicGxhY2Vob2xkZXIiOiJNZXNhalx1MDEzMW5cdTAxMzF6IiwiaHRtbCI6InRleHRhcmVhIiwidmFsdWUiOiIiLCJtYW5kYXRvcnkiOiIxIiwibmFtZSI6Im1lc3NhZ2UiLCJic19jbGFzc19pZCI6IjEyIiwiZGlzcGxheSI6InJvdyIsIm1pbl9zaXplIjoiMyIsIm1heF9zaXplIjoiMTAwMCIsImFkZF9jbGFzc2VzIjoiIiwiYWRkX3N0eWxlcyI6IiIsImFkZF9hdHRyIjoiIiwidm5fb25seV9udW1iZXIiOiIwIiwidm5fb25seV9sZXR0ZXJzIjoiMCIsInZuX3BhdHRlcm4iOiIwIiwidmFsdWVfcHJlc2V0IjoiIiwiZGVmX2NoZWNrZWQiOiIwIn0seyJsYWJlbCI6IkdcdTAwZjZuZGVyIiwicGxhY2Vob2xkZXIiOiIiLCJodG1sIjoic3VibWl0IiwidmFsdWUiOiIiLCJtYW5kYXRvcnkiOiIwIiwibmFtZSI6InNlbmQiLCJic19jbGFzc19pZCI6IjEyIiwiZGlzcGxheSI6IiIsIm1pbl9zaXplIjoiIiwibWF4X3NpemUiOiIiLCJhZGRfY2xhc3NlcyI6IiIsImFkZF9zdHlsZXMiOiIiLCJhZGRfYXR0ciI6IiIsInZuX29ubHlfbnVtYmVyIjoiMCIsInZuX29ubHlfbGV0dGVycyI6IjAiLCJ2bl9wYXR0ZXJuIjoiMCIsInZhbHVlX3ByZXNldCI6IiIsImRlZl9jaGVja2VkIjoiMCJ9XSwib3B0c19hdHRycyI6eyJiZ19udW1iZXIiOiI0In19LCJpbWdfcHJldmlldyI6ImxpZ2h0LWdyZXkucG5nIiwidmlld3MiOiI4NDMxIiwidW5pcXVlX3ZpZXdzIjoiNTk0MCIsImFjdGlvbnMiOiIyOCIsInNvcnRfb3JkZXIiOiIwIiwiaXNfcHJvIjoiMCIsImFiX2lkIjoiMCIsImRhdGVfY3JlYXRlZCI6IjIwMTYtMDUtMDMgMTU6MDE6MDMiLCJpbWdfcHJldmlld191cmwiOiJodHRwOlwvXC9zdXBzeXN0aWMtNDJkNy5reGNkbi5jb21cL19hc3NldHNcL2Zvcm1zXC9pbWdcL3ByZXZpZXdcL2xpZ2h0LWdyZXkucG5nIiwidmlld19pZCI6IjExXzExMjM4NSIsInZpZXdfaHRtbF9pZCI6ImNzcEZvcm1TaGVsbF8xMV8xMTIzODUiLCJjb25uZWN0X2hhc2giOiI3ZjlkNWFiM2E5ZWU2ZDMzOTEyNTIzOWRjNTJiMTExMyJ9

Değerli Yüzme Dostlarım,

Maratonyuzme.com çatısı altında yaptığımız aktiviteler çalıştığım şirket tarafından duyulmuş, insan kaynakları bölümü benimle ropörtaj yaptı, sordukları sözlü sorulara yazılı olarak da cevap vermemi ve bunu yayınlayacaklarını belirttiler.

Belirtmeden geçemeyeceğim ki; yaptığımız her aktivite sizlerin enerjisi ve katılımı ile gerçekleştirilmektedir ayrıca bu bir sporcu olarak bana da motivasyon sağlamaktadır. Aynı ruhu paylaştığım sizlerin desteği olmasaydı şuana kadar çoktan yüzmeyi bırakmıştım. Yüzme sporunu bu amatör ruhla beraber yapabilmek çok güzel.

Bu sebeple ropörtajımı sizlerle de paylaşmaktan zevk duyacağım, okuduğunuzda eminim ki çoğu yüzme dostumuz kendinden birçok parça bulacaktır.

Ropörtajı aşağıda bilginize sunarım.

Saygılarımla,
Emrah Özsevim

——————————————————–

EMRAH ÖZSEVİM – ROPÖRTAJ – 03.07.2012

1. SORU:
İlk olarak yüzmeye nasıl başladın bize biraz anlatabilir misin? Hatta spor yapmaya nasıl başladığınla başla istersen, çünkü daha sonra yüzmeyle nasıl bir bağlantısı oldu bu başlangıcın ondan bahsedebilirsin.

1. CEVAP:    
Yüzmeye 1982 yılında İzmir Göztepe Kulübü’nde Alsancak Atatürk Yüzme Tesisleri’nde başladım. Suyu çok sevdiğim ve hiperaktif olduğum için enerjimi doğru yönde harmamam amacıyla ailem beni bilinçli bir yüzme kulübüne yazdırmayı uygun görmüş, İzmir’in en seçkin kulüplerinden biri olan Göztepe Kulubü’nü tercih etmişler. O tarihten buyana yüzmeden kopamadım. 1982 yılından itibaren antrenörlerim sırası ile Ercüment Abi, Çicek Abla (soyadlarını hatırlamıyorum), Ali Rıza Altay, Üstün Erek idi. Uzun yıllar milli takım antrenörlüğü yapmış Hikmet Özün, Orhan Mengi hocalarımız da arada bir antrenmanımıza katılıp gelişimimiz için bize destek olmuştur. 1971 yılında Akdeniz oyunları için yapılan Alsancak Atatürk Yüzme Tesisleri, kapalı ve açık yüzme havuzları, kule ve tramplen atlama tesisleri ve jimnastik salonları ile hususi olarak yüzme sporu için dizayn edilmiş komple bir tesis olup özellikle 1980’li yılların başında Balkan-Avrupa-Dünya şampiyonalarına ve olimpiyatlara yüzücüleri hazırlamaya başlamıştır. O yıllarda İzmir’in önde gelen diğer kulüpleri sırasıyla Altay, Türkiye Denizcilik İşletmeleri, Karşıyaka ve Tuborg idi. Bu kulüplerden Tuborg hariç diğerleri halen faaliyetlerine devam etmektedir. 1988-1995 yılları arasında İzmir Türk Koleji’ne devam ettim. Okulum tam gün olmasına rağmen yine de yaz aylarında kulübümde antrenmanlarıma aralıksız devam ettim. Kışın da devam edemediğim için havuz yarışmalarında çok başarı gösteremedim. 1995 yılında antrenörüm Üstün Erek; triathlon ve yüzme maratonlarında havuz yarışmalarına kıyasla daha başarılı olabileceğimi söyledi, yüzmeye olan sevgimi, küçük yaşlarda başlamış olmanın bana kazandırdığı dayanıklılığı avantaja çevirmem konusunda beni yüzme maratonu ve triathlon gibi uzun mesafe branşlarına yönlendirdi. Bu sayede; 1996-2000 yılları arasında hem yüzme maratonları hem de triathlon yarışmalarında genel klasmanlarda ilk üç dereceleri elde ettim. 2001 yılında kurulan triathlon milli takımında ülkemizi temsil etme fırsatını yakalamama rağmen triathlona devam etmeme kararı aldım. Bu benim için kritik bir karardı, çünkü bilişim sektöründe kariyer yapmak istiyordum, triathlon gibi yoğun antrenman temposunu gerektiren bir branşta bunu başarabilmemin mümkün olmayacağı düşüncesiyle yeteneğim olmasına rağmen triathlona veda ettim, amatör olarak yüzme maratonu ile ilgilenmeye karar verdim.

2. SORU:
Hedefin nelerdi, neleri gerçekleştirdin. Biraz bahsedebilir misin başarılarından?

2. CEVAP:
Elbette ki yüzmenin herkes için yeri ayrı… Bazıları suyun sakinleştirici etkisi, bazıları kaslarını çalıştırıp rahatlattığı, bazıları da suyun altındaki dünyayı keşfettikçe meditasyon etkisi yarattığı için yüzer. Üstelik artık yalnız yazın değil, havuzlar sayesinde 12 ay yüzme imkanına sahibiz. Yüzmede kara sporlarındaki gibi tendon kopması, lif yırtılması, vb. gibi sakatlık riskleri yok denecek kadar azdır, çünkü suda ağırlığımızın yüzde 99’unu kaybederiz. Son yıllarda doğum bile suda yapılıyor, yani doğduğumuz andan itibaren yüzebiliyoruz. Kısacası yüzme 7’den 70’e hitap eden bir spor branştır. Nasıl atletizm tüm sporların anası ise yüzme de tüm sporların babasıdır. Hedefim hızlı gitmek değil gitmek olmuştur ve hayatımın diğer alanlarına da bunu uygulamışımdır. Bu yüzden sabır ve disiplin gerektiren uzun mesafe yarışmalarını çok seviyorum. 1998 yılında triathlon Türkiye 1nciliği elde ettim. O tarihte dizimdeki bir problem de triathlonu bırakmam için vesile oldu diyebiliriz. 1998 yılından itibaren aralıksız olarak yüzme maratonlarına katılmaya devam ettim. Her yıl Meis Adası-Kaş Maratonu (7.5km), İstanbul Boğaz Maratonu (6.3 km), Çanakkale Boğaz Maratonu (5.5km) ve Alanya Maratonu (5km) yarışmalarına katılırım. Yerli ve yabancı yüzlerce sporcunun katıldığı bu yarışmalarda amacım genel klasmanda kayda değer bir derece elde edip (ilk 10) yaş klasmanımda ise ilk 3 içinde yer alıp kürsüye çıkmak olmuştur. Şuana kadar katıldığım yarışmaların büyük bir bölümünde bunu gerçekleştirdim.

Yıl    Yarışma    Mesafe    Yaş Klasmanı    Genel Klasman
1997    Çanakkale Boğaz Maratonu / Çanakkale    6K    3    12/150
1997    GAP Atatürk Baraj Gölü Maratonu / Urfa    5K    3    3/100
1997    Türkiye Triatlon Şampiyonası / Çeşme    1.5K Yüzme, 40K Bisiklet, 10K Koşu    3    4/100
1998    Türkiye Triatlon Şampiyonası / Çeşme    1.5K Yüzme, 40K Bisiklet, 10K Koşu    1    1/200
1998    Sığacık Triatlonu / Seferihisar    800m Yüzme, 20K Bisiklet, 5K Koşu    3    4/150
1998    Çanakkale Boğaz Maratonu / Çanakkale    6K    3    7/150
2001    Çanakkale Boğaz Maratonu / Çanakkale    6K    6    7/200
2004    Çanakkale Boğaz Maratonu / Çanakkale    6K    3    8/250
2005    İstanbul Boğaz Maratonu / İstanbul    6K    2    5/450
2005    Çanakkale Boğaz Maratonu / Çanakkale    6K    2    5/450
2006    İstanbul Boğaz Maratonu / İstanbul    6K    2    15/450
2006    Çanakkale Boğaz Maratonu / Çanakkale    6K    2    5/300
2008    Meis Kaş Maratonu / Kaş    10K    1    12/150
2010    İstanbul Boğaz Maratonu / İstanbul    6K    5    22/800
2010    Çanakkale Boğaz Maratonu / Çanakkale    6K    5    18/450
2010    Meis Kaş Maratonu / Kaş    10K    3    8/200
2011    İstanbul Boğaz Maratonu / İstanbul    6K    13    58/1000
2011    Çanakkale Boğaz Maratonu / Çanakkale    6K    5    24/450
2011    Değirmendere Açık Su Yarışması    2K    3    3/50
2012    Meis Adası – Kaş Maratonu    7.5K    2    6/220

 
3. SORU:
Bu anlattıklarından çalışmalarının çok yoğun olduğu anlaşılıyor. Bir günün nasıl geçiyordu?

3. CEVAP:
Antrenmanlarımı genellikle sabah erken saatlerde yapıyorum tercihen 6:30-8:00. Daha sonra işyerime gidip günlük işler ve dönemine göre projelerle ilgileniyorum. Akşam iş çıkışında ise vakit kaybetmeden eve gidip aileme vakit ayırıyorum. Mümkün olduğunca düzenli uyku uyumaya çalışıyorum ancak işyerindeki görevim buna çoğu zaman müsaade etmiyor, 24 saat işleyen bir fabrikanın üretiminde veya sevkiyatında her zaman sistemsel sorunları çıkabiliyor. Bu yüzden gündüz mesai saatleri içerisinde kullanıcılarla iletişim halinde olup olası problemlere önceden önlem almaya gayret ediyorum.

4. SORU:
Antrenmanların özellikle sabaha karşı olmasındaki sebep nedir? Bunun biyolojik saatle vs. bir ilgisi var mı, yoksa zaman problemi mi? Yüzücüler sabah çok erken saatte antrenman yapar diye bir kural yok herhalde değil mi?

4. CEVAP:
Öyle bir kural yok, benim mesaim 9’da başladığı için ve mesai sonrasında yorgun ve isteksiz olduğum için antrenmanlarımı sabah erken yapmayı tercih ediyorum ve günde tek antrenman yapıyorum, bana göre çalışan sporcular için en güzel antrenman saati sabah saatleridir. Ayrıca sabah uykum iyice açılmış bir şekilde işyerine geliyorum herkes yeni ayılmaya çalışırken bana sanki öğlen olmuş gibi geliyor.

Profesyonel bir yüzücü haftada kaç gün ve günde kaç saat çalışır? Ayrıca insanlara yüzme sporunu niye tavsiye edersin?
Öncelikle şunu vurgulamak isterim; Türkiye’de yüzme sporu profesyonel bir spor dalı değildir. Baraj derecelerini geçerek olimpiyat ve Avrupa şampiyonalarına katılmaya hak kazanan sporcular için Gençlik Spor Genel Müdürlüğü maaş veriyor, bu klasmandaki yüzücülere (6-8 kişi) profesyonel diyebiliriz. Bunun dışındaki tüm yüzücüler amatördür. Ben de profesyonel değilim ancak amatör klasmanda iyi bir sporcuyum haftada 6 gün ve 8 antrenman yapıyorum (haftalık toplam yüzme mesafem 25 km), her antrenmanım 1.5 saat sürüyor. Ancak tanıdığım bütün iyi yüzüler hem sabah hem de akşam olmak üzere 2 şer saatten günde 4 saatlik antrenman yapıyor (haftalık toplam yüzme mesafeleri 40-50km). Olimpiyatlara katılan profesyonel yüzücüler ise günde 3 antrenman yaparak günlük toplam 6-8 saatlerini bu işe ayırıyor (haftalık toplam yüzme mesafeleri 60-80 km). İnsanlara yüzme sporunu yarışmak için değil sağlıklı ve zinde olmak için amatör ruhla yapmalarını tavsiye ederim, çalışkan ve hırslı olmak erdemdir ancak uzun vadede mental olarak yorucudur ve bu hırs yüzünden yüzme gibi zaten ağır antrenman gerektiren bir spor dalından insanlar çoğu zaman sıkılıyor ve birkaç yıl yüzüp bırakıyor. Bu yüzden amatör düzeyde yapmak önemli.

5. SORU:
Zihinsel olarak da bir takım faydaları olsa gerek yüzmenin. Bir çok insan yüzmeyi sever özelikle yazın denize havuza vs. giderler ama yüzme profesyonel anlamda hayatınıza girdiğinde iş değişiyor. Bir kere sudaki kondüsyon karada uygulanan sporlara göre daha farklı. Bu ayrıcalığın zihinsel rahatlamaya etkileri de çok farklıdır diye düşünüyorum. O harika su altı çekimleriyle,yüzme yarışmalarını izlerken hep merak ederdim. Tutturulan tempo ve suyun sesi çok derin bir konsantrasyon sağlıyor olsa gerek sporcuya yüzerken. Bir yüzücü, kas kuvveti vücut direnci gibi şeylerin dışında yüzerken neler hisseder biraz anlatır mısın?

5. CEVAP:
Yüzme sporu yaratıcılık hormonunu artırır ve vücudumuzdaki endorfin(mutluluk) hormonunu aktif hale getirerek kendimizi daha mutlu ve enerjik hissetmemizi sağlar. Bedeni doğru ve bilinçli bir biçimde harekete geçirmek kan dolaşımını düzene sokar ve beynin özellikle zorlandığı zaman ihtiyaç duyduğu oksijeni almasını sağlar. Beden formunuzu ne kadar güçlendirirseniz, fiziksel olarak kendinizi ne kadar geliştirirseniz bu strese girme sürenizi uzatacaktır. Yüzerek sadece iyi görünmekle kalmayıp iyi düşünmeyi ve daha kapsamlı bakış açıları geliştirmeyi, sorunlara farklı yönlerden yaklaşmayı, hızlı ve doğru çözümler üretmeyi, doğru iletişim kurmayı da becerebilirsiniz. Bu da hem insan ilişkilerinde, hem de iş hayatında başarımızı arttıracaktır. Birey sportif etkinliklere katılmakla, manevi yalnızlığın doğuşunu hazırlayan etkileri gidererek, iş hayatında görülen ve daha sonra genelleşerek sosyal hayata yansıyan, amaçsızlık ve monoton çalışma şartlarının doğurduğu kötümser ve bunalımlı tutumların giderilmesi yüzme sporu sayesinde ortadan kaldırabilir. Ayrıca suyun rahatlatıcı etkileri de göz ardı edilemez, en katı iş adamı bile suya girdiğinde gülmeye başlar.

6. SORU:
Bu şekilde yoğun bir odaklanma gerektiren, bu tarafı ağır basan sporlar için yoga, pilates gibi ezgersizlerin ekstra önem taşıdığını düşünüyor musun?

6. CEVAP:
Yoga hiç yapmadım ama esnetme amaçlı pilates hareketlerinden bazılarını yaptım. Bu iki branşın mutlaka konsantrasyon anlamında yararları vardır, pilates egzersizlerinde yüzdüğümü hayal ederek motivasyon kazanmıştım. Bu sayede yarışma günü geldiğinde daha önceden o anı tecrübe ettiğim için gözümün önünde beliriyor ve bu kendime olan güveni arttırıyor. Tabi bunu başarmadan önce olumlu düşünmeyi öğrenmek ve çalışmaların her safhasında bunu uygulamak gerekiyor, düşüncelerimiz bizi yönetir, nasıl düşünürsek veya nasıl canlandırırsak onu yaşarız, çünkü bedenimizi zihnimiz yönetir, zihnimizi nasıl programlarsak ona göre sonuçlarla karşılaşırız.

7. SORU:
Başka hangi sporlarla uğraştın? Pilates ve diğer egzersizler yüzme için takviye egzersizler ama bunların dışında keyifli bulduğun için başka spor dallarıyla ilgilendin mi, zaman bulabildin mi, ya da merak ettin mi?

7. CEVAP:
Yüzme dışında triathlon (yüzme+bisiklet+koşu) ile uğraştım, triathlonda 1997 ve 1998 yıllarında Türkiye sıralamasında ilk üç içinde yer aldım. Ancak; yüzme sporu diğer sprolara benzemez, suda yapıldığı için antrenmanlarınızı aksatıp sudan uzak kaldığınızda hemen formunuzu kaybedersiniz, kara sporlarında formdan düşmek o kadar kolay değil çünkü günlük yürüyüş, koşu, merdiven inip çıkmak gibi aktiviteler sizi destekleyebilir. Bu yüzden yüzme en nankör ve en çok zaman harcanması gereken sporlardan biridir. Ancak triathlon sporu yüzme sporuna göre en az 3 kat daha ağır bir spordur, iyi bir yüzücü gibi yüzmeli, iy bir koşucu gibi koşmalı ve iyi bir bisikletci gibi bisiklete binmeniz gerekir. Üniversite yıllarımın yaz aylarında tirathlon sporuna vakit ayırabiliyordum ancak çalışma hayatıyla birlikte bu zamanı ayırmam mümkün olmadı. Açıkcası, yüzmenin üzerine başka bir spor dalı tanımıyorum, ceylan da koşar, kanguru da hoplar zıplar ama herkes yüzemez, yüzme için tıpkı F16 uçağı pilotluğu gibi sıkı bir teknik eğitim ve altyapı gerekiyor. Bu yüzden yüzmeye aşkla bağlıyım.

8. SORU:
Biraz da yüzme dışındaki hayatından bahsedelim. boş zamanlarında neler yapmaktan keyif alırsın, bu arada geçtiğimiz Mayıs ayında evlendin, eşin de yüzme ile ilgilenir mi, ya da sevmesi için neler yaptın?

8. CEVAP:
Pek yüzme dışında sayılmaz ama hobi olarak spor makaleleri yazarım, internette birçok sitede makalelerim yayınlanıyor. Internet sayfası dizayn ediyorum, hatta maratonyuzme.com adında birçok yüzmeseveri bir araya getiren portalın geliştirmesini ve tasarımını yaptım.  Haftada bir sinema 15 günde bir devlet tiyatrosuna mutlaka giderim (eşimle birlikte). Hafta sonları Starbucks’da eşimle oturup kahve içmek ve kitap okumak, Bahçeşehir Gölet’de balıkları, kaplumbağaları beslemek en büyük zevklerimden biridir, beni iş stresinden uzaklaştırıp dinlendiriyor. Hemen hemen her aktiviteme eşimin de dahil olmasını sağlıyorum. Evde pilates yapmak, Büyükçekmece sahilinde ve Büyükada’da yürüyüş yapmak, İstanbul dışına yolculuğa ve pikniğe gitmek en çok yaptığımız aktivitelerdir. Bunun dışında 1995-2006 yılları arasında Çeşme Alaçatı’da rüzgar sörfü yapardım, 3 kişilik bir arkadaş grubumuz vardı genelde hafta sonlarımız beraber geçerdi, ancak bunu İstanbul’da gerçekleştirmek oldukça zor.  Eşime evlendiğimiz zaman stilli yüzmeyi öğrettim. Eşim haftada en az 2 gün benimle havuza gelir ben antrenman yaparken o da yan kulvarda onun için yazdığım programı uygular. Yüzmeyi sevmesi için onu 2 yılı aşkın süredir yüzme konusunda yazdığım makalelerle ve anlattıklarımla bilgilendiriyorum, bilgi sahibi olan ilgi sahibi de olur, yüzmeye başlama konusunda eşim bu sözün en güzel örneklerinden biridir.

9. SORU:
Yüzücü yetiştirmeye, antrenörlüğe nasıl bakıyorsun, böyle planların var mı?

9. CEVAP:
1995 yılından beri belgem var ve boş zamanlarımda gerek kulüplerde gerekse bireysel antrenörlük/koçluk yapıyorum. Yaklaşık 30 yıllık yüzme geçmişi ve 17 yıllık antrenörlük hayatımda birçok sporcu yetiştirdim, zihinsel engellilere yüzme öğrettim, boyun ve bel fıtığı olan kişilere rehabilitasyon amaçlı eğitmenlik yaptım, çocuklara ve yetişkinlere özel dersler ve grup dersleri verdim, üniversite kulübünü kurdum ve birçok kişiyi sıfırdan yüzme sporuna başlattım. Ayrıca birçok antrenör de yetiştirdim. Emekli olduğum zaman resmi bir kulüp kurup sporcu yetiştirmeyi planlıyorum. 2012 yılı Ocak ayında Maratonyuzme.com’u kurarak bunun alt yapısı için çalışmalara başladım.

10. SORU:
Ailenin desteği, beklentileri, tutumları nedir peki?

10. CEVAP:
Ailem yüzmeyi bırakmam için dedelere mum yakıyor. Espiri bir tarafa, zaman zaman onları ihmal ettiğim konusunda serzenişte bulunsalar da büyük sabır gösteriyorlar ve katıldığım her yarışmada destek oluyorlar.

11. SORU:
Bu seneki hedef derecen ve yakındaki şampiyonluklar nedir?

11. CEVAP:
Ben daima, maksimum değil optimum performansı hedefledim.  17 Haziran 2012 yılındaki Meis-Kaş maratonunda benden 10-12 yaş genç sporcuları geçerek genel klasmanda prestijli bir derece elde ederek yaş klasmanımda da madalya aldım. Amacım hiçbir zaman birincilik kazanmak olmadı, genel klasmanda veya yaş klasmanımda güzel bir derece elde etmek benim için yeterlidir, çünkü bu her zaman var olduğunuzun, bir sefer 3ncü olsanız bile bir dahaki sefere 1nci olabileceğinizin güzel bir kanıtıdır. Sağlığım elverdiği sürece katılacağım tüm yarışmalarda aynı istikrarı yakalamayı hedefliyorum.

12. SORU:
Ev- iş – spor hayatı birlikte nasıl gidiyor?   

12. CEVAP:
2 aylık evliyim, eşime de stilli yüzmeyi öğrettim, haftanın 2 bazen 3 günü bana eşlik ediyor, böylece beni daha iyi anlamış oluyor ve bir sorun yaşamıyoruz. Hafta içi sabahları erken kalkıp antrenman yaptığım için akşamları da erken yatıp dinlenmem gerekiyor. Hafta içi akşamları misafir kabul etmiyoruz, bir davete katılsak bile çok geç kalmamaya özen gösteriyoruz. Yüzme kariyerim işimi de oldukça pozitif yönde etkiliyor, yüzemediğim günler gergin, isteksiz ve durgun oluyorum, yüzdüğüm günler ise daha enerjik ve pozitif oluyorum.
 
13. SORU:
Hayatında unutamadığın spor anısı var mı?

13. CAVAP:
Birçok yarışmada ve yarışma harici etkinliklerde güzel anılarım var. En son katıldığım 17 Haziran 2012 tarihindeki Meis-Kaş Yüzme Maratonu ve 1 Temmuz Kabotaj Bayramı vesilesiyle organize ettiğimiz Bostancı-Kınalıada Maratonu anısına paylaştığım yazıları ve görüntüleri aşağıdaki sayfada bulabilirsiniz:
http://www.maratonyuzme.com/default.asp?git=haber-oku&hid=47&SID=739089451
http://www.maratonyuzme.com/default.asp?git=haber-oku&hid=54&SID=377142678    

14. SORU:
Takip ettiğin internet siteleri? Sosyal medyanın sporcular üzerindeki önemi nedir sence?

14. CEVAP:
Üç tarafı denizlerle çevrili coğrafyası ve ılıman iklimi sayesinde uzun mesafe yüzme için ideal bir ülkede yaşıyoruz. Maraton yüzme konusunda yeterli bilgi ve buna özel bir web sitesi olmayışından yola çıkarak; benim gibi yüzme tutkunlarını bir araya getirmesi, yüzme konusunda deneyimlerin paylaşılması ve yüzmenin uzun yıllar boyunca yapılabilmesini teşvik etmek için 1 Ocak 2012’de MaratonYuzme.com’u kurdum. Maratonyuzme.com sitesinin dizayner’ı, kurucusu ve aynı zamanda yöneticisiyim, sitede birçok makale, haber yayınlanıyor, aynı zamanda yüzmeseverler arasında iletişim kurulmasını sağlayan forum da mevcut. Aynı şekilde bu isimle bir facebook sayfamız da var. Takip ettiğim internet siteleri:
http://maratonyuzme.com     
http://www.swimsmooth.com    
http://www.totalimmersion.net    
http://www.nesrinolgun.com/    
http://4boyutadana.com/index.php/soylesi/76-mans-rekortmeni-erdal-acet    
http://www.deryabuyukuncu.com.tr/    
http://www.edizyildirimer.com/    
http://www.dusleryuzuyor.org/    
http://www.yuzuyoruz.com    
http://www.canakkalerotaryclub.org    
http://www.bogazici.cc    
http://www.tyf.gov.tr    
http://www.yuzmedunyasi.org    
http://www.maratonturk.com    
http://bursude.org.tr/    
http://swimming.about.com    
http://www.100swimmingworkouts.com/    
http://www.pponline.co.uk/    
http://effectivewaterfitness.com/

15. SORU:
Bir sporcu hayatında nelere dikkat etmeli? İyi sporcu olmakla iyi dereceler yapmak aynı şey mi?

15. CEVAP:
Özetle açıklamak gerekirse:
•    Hafta içi sabahları normalde kalkabileceğiniz saatten 2 saat erken kalkıp koşturarak yüzmeye gidiyorsanız,
•    Sabah daha vücudunuz güne hazır değilken 22 derecelik havuz suyunda ürpererek ısınmaya çalışıyorsanız,
•    Hafta sonları 1.5 saat eksik uyuyup aileniz kahvaltıya hazırlanmadan eve dönmeye çalışıyorsanız,
•    Futbolu çoğu zaman seyretmeyip sabah idmanı için erken yatmaya çalışıyorsanız,
•    Yüzmeye ara vermemek için hastalanmamaya çalışıyorsanız,
•    Yüzme stilinizin üzerine titreyip ama hiç beğenmeyip hep geliştirmeye çalışıyorsanız,
•    Girdiğiniz yarışlarda yan kulvarınızda eski olimpiyat sporcusu veya amatör bir yüzücü olması sizin için bir şey ifade etmiyor, siz en iyi dereceniz için yüzmeye gayret ediyorsanız,
•    Serbest çalışanlar için; iş seyahatlerinizi antrenman günlerinize ve saatlerinize göre ayarlıyorsanız,
•    Bordrolu çalışanlar için; iş seçiminizi antrenman saatlerinize göre yapıyorsanız,
•    1 hafta bile havuzdan uzak kaldığınızda klor kokusunu özlüyorsanız,
•    Gittiğin yerde havuz küçükse dudak büküyor ama yine de “buna da şükür ” diyorsanız,
•    Havuzdan çıkıp duş alırken kendinizi yorgun fakat çok mutlu hissediyorsanız,
•    Arabanın bagajında, işyerinde, evde devamlı havuz malzemelerini bulunduruyorsanız,
•    Vapura bindiğinde denize bakıp, işte benim dostum diyerek onunla konuşabiliyorsanız,
•    Yakınındaki en yakın arkadaşlarınızı, yeğenlerinizi, yakın akrabalarınızı zorla havuza götürüp yüzme öğretmek istiyorsanız,
•    Yüzmeye gönül veren kişilerin sıcak kanlı olduklarını ve onlarla diğer kişilere göre daha iyi anlaştığınızı fark edebiliyorsanız,
Siz iyi bir yüzücü ve iyi bir sporcusunuz demektir!